Su püskürtme teknolojisinin hassas gücü

Su püskürtme yönteminden faydalanan bu yenilikçi ilke, su püskürtme fonksiyonunun sahip olduğu hassas gücün akılcı bir yolla kullanılmasına dayanmaktadır.

Su püskürtme teknolojisinde meydana gelen yenilikler

  • • Orta düzeyde emiş gücü ve seçilebilir su püskürtme kuvveti nedeniyle yağ alma işlemi süresince uygulanan düşük mekanik gücün etkisi, kanülün daha etkili bir biçimde kullanılabilmesine olanak tanımaktadır. Bu sayede ilgili operasyon sırasında hem cerrah hem de hasta daha rahat hareket edebilmektedir.

  • Orta düzeyde emiş gücü ve seçilebilir su; Yağ hücrelerinin doku yapısından doğru bir şekilde ayrılması, hastaların yakındığı ağrı ve şişkinlikleri en aza indirgerken hematoma (kan çıbanı) riskini azaltmakta ve iyileşme süresini azaltmaktadır.

  • Küçük hacimde kullanılacak şişirme sıvısı (infiltrasyon öncesinde kullanılmak üzere yaklaşık %70 daha az şişirme sıvısı) eş zamanlı sulama ve emme, doku üzerindeki baskıyı hafifletmektedir.

  • Santrifüj veya diğer yağ işleme prosedürlerinden faydalanılması gerekmemekte ve bu durum, hem zaman tasarrufu hem de yağ hücreleri için daha fazla dayanıklılık sağlamaktadır.

  • Haznede toplanan yağın pürüzsüz ve pasif karışımı, farklı vücut bölgelerinden (örneğin karın ve bacaklar) alınan yağların uyumluluğunu bir üst düzeye taşımaktadır.

  • İşlem görmemiş yağ hücreleri, hazneden kolaylıkla ve doğrudan alınabilmektedir.

Tarafımızca geliştirilen kanüller, su püskürtme teknolojisinin yenilikçi bir şekilde kullanılmasına olanak tanımakta olup, araştırma ve geliştirme merkezimizde tasarlanan steril ve kapalı bir yağ alma sistemi bileşeninden oluşmaktadır.

Kanüllerimiz, yağ hücrelerini dokulardan hassas bir biçimde ayırırken bir yandan da sulama işlemini gerçekleştirmektedir. Böylelikle zaman tasarrufu sağlanmakta ve sulanan yağ hücreleri korunabilmektedir. Üstelik ince ve yelpaze şeklindeki su püskürtme basıncı, farklı bağlayıcı doku yapılarına göre ayarlanabilir niteliktedir. Sonuç olarak ilgili bölgenin çevresindeki deri altı yağ dokusu, sinirler ve kan damarları daha az travmaya uğrayacaktır.

Bağımsız ayırma ve neredeyse hiç acısız yağ alma avantajlarının yanı sıra su püskürtme teknolojisinden faydalanıldığında daha fazla miktarda canlı yağ dokusu alınabilmektedir. Alınan yağ dokularının kalitesi ne kadar yüksek ve canlılık oranı ne kadar fazla ise enjekte edilen yağ hücrelerinin otolog (aynı vücuttan nakledilen) yağ transferi olasılığı da o derece yüksektir.

Benzer şekilde otolog yağ transferine yönelik olarak vücut yağının alınması ve işlenmesi gibi faaliyetler tarafımızda önemli ölçüde geliştirilmiştir. Alınan yağ, LipoCollector® ya da FillerCollector® aracılığıyla hassas bir biçimde arta kalan sıvıdan ayrıştırılır ve zaman kaybetmeksizin yağ transferinde kullanılabilir.

.